Daha önce Zorlu Grubu'nun pazarlama becerilerinin ne denli yüksek olduğunu yazmıştım. Özellikle Vestel, Linens ve Denizbank çok başarılı marka yönetimleriyle yükseliyorlar demiştim. Pazarlama becerilerini en az Zorlu kadar beğendiğim bir diğer gurup ise Doğuş Holding. Başta televizyon markalarının ve Garanti Bankası'nın marka yönetimlerini taktir etmemek elde değil.
Garanti Bankası iletişim çalışmaları son zamanlarda iki konuya odaklanmış gözüküyor; mobil bankacılık ve mortgage.
Reklamı görmeyen vardır diye kısaca anlatayım. Müdür, mutemeti çağırır. Onu bankaya yollayacaktır. Bir koşu gidiver der. Mutemet (Roberto Carlos) bir koşu gider. Yolda türlü engeller çıkar karşısına hoplar, zıplar, kayar bankaya varır, işini halleder ve geldiği hızla geri döner. Reklam mesajı da şöyle dile gelir: "Dünyanın en hızlı sol bekini bankaya yollamak 40 dk, aynı işlem internette 1 dk"
Reklamda ünlü kullanımı ile ilgili önemli iki sorun vardır: (1) Ünlü markanın önüne geçer ve kendi varlığı ile markanın mesaj yollarını tıkar mı ve (2) Marka ile ünlü arasındaki imaj transferi markaya zarar verir mi? Şimdi bu iki sorunya da kısaca değinelim.
(1) Selim Tuncer: Bu reklamda marka ile ünlü arasında öne çıkma yarışı yok. İkisi de aynı seviyede. Reklamda ünlü kullanımına başarılı bir örnek. Özellikle ünlü karakterin kendi dünyası dışında kullanımı başarıda önemli bir etken.
(2) Carlos Fenerbahçe oyuncusu da olsa herkes sever - sayar onu. Takımlar üstü bir adamdır. Ne de olsa yıllarca ağzımız açık izledik adamı. Kötü bir imaja sahip olması düşünülemez.
Benim bu reklamda esas beğendiğim ve vurgulamak istediğim konu ise mesajın somutlaştırılma becerisi. Reklamlarda çoğu zaman markaya ilişkin bir vaat vardır. Geri kalan zamanlarda ya hiç vaat yoktur ya da çok vaat vardır. Öncelikle doğru olanın tekil mesaj olduğunu belirteyim. Bu mesaj türlü yollarla ifade edilir. Mesajın somutlaştırılabilmesi ise esas başarılı uygulama noktasıdır. İşte bu reklam bunu başarmıştır.
Internet bankacılığı hızdır. Carlos hızlıdır. İşte hız vaadini dile getirmenin harika yolu. Evet artık hepimiz biliyoruz; Carlos bile 40 dakikada gidip geliyor.
Bir de düşünmeden edemiyorum; mesela Ferrari F1 aracı ile Şumi'yi yollasalardı bankaya Mecidiyeköy'de mesaj nasıl dile gelirdi? Sanırım şöyle olurdu: "Dünyanın en hızlı arabası ve en hızlı pilotunu bankaya yollamak 5 saat, aynı işlem internette 1 dakika"
Allah sabır versin.
Saygılar...
Garanti Bankası iletişim çalışmaları son zamanlarda iki konuya odaklanmış gözüküyor; mobil bankacılık ve mortgage.
Reklamı görmeyen vardır diye kısaca anlatayım. Müdür, mutemeti çağırır. Onu bankaya yollayacaktır. Bir koşu gidiver der. Mutemet (Roberto Carlos) bir koşu gider. Yolda türlü engeller çıkar karşısına hoplar, zıplar, kayar bankaya varır, işini halleder ve geldiği hızla geri döner. Reklam mesajı da şöyle dile gelir: "Dünyanın en hızlı sol bekini bankaya yollamak 40 dk, aynı işlem internette 1 dk"
Reklamda ünlü kullanımı ile ilgili önemli iki sorun vardır: (1) Ünlü markanın önüne geçer ve kendi varlığı ile markanın mesaj yollarını tıkar mı ve (2) Marka ile ünlü arasındaki imaj transferi markaya zarar verir mi? Şimdi bu iki sorunya da kısaca değinelim.
(1) Selim Tuncer: Bu reklamda marka ile ünlü arasında öne çıkma yarışı yok. İkisi de aynı seviyede. Reklamda ünlü kullanımına başarılı bir örnek. Özellikle ünlü karakterin kendi dünyası dışında kullanımı başarıda önemli bir etken.
(2) Carlos Fenerbahçe oyuncusu da olsa herkes sever - sayar onu. Takımlar üstü bir adamdır. Ne de olsa yıllarca ağzımız açık izledik adamı. Kötü bir imaja sahip olması düşünülemez.
Benim bu reklamda esas beğendiğim ve vurgulamak istediğim konu ise mesajın somutlaştırılma becerisi. Reklamlarda çoğu zaman markaya ilişkin bir vaat vardır. Geri kalan zamanlarda ya hiç vaat yoktur ya da çok vaat vardır. Öncelikle doğru olanın tekil mesaj olduğunu belirteyim. Bu mesaj türlü yollarla ifade edilir. Mesajın somutlaştırılabilmesi ise esas başarılı uygulama noktasıdır. İşte bu reklam bunu başarmıştır.
Internet bankacılığı hızdır. Carlos hızlıdır. İşte hız vaadini dile getirmenin harika yolu. Evet artık hepimiz biliyoruz; Carlos bile 40 dakikada gidip geliyor.
Bir de düşünmeden edemiyorum; mesela Ferrari F1 aracı ile Şumi'yi yollasalardı bankaya Mecidiyeköy'de mesaj nasıl dile gelirdi? Sanırım şöyle olurdu: "Dünyanın en hızlı arabası ve en hızlı pilotunu bankaya yollamak 5 saat, aynı işlem internette 1 dakika"
Allah sabır versin.
Saygılar...
Yoğunum Allah canımı alsın, geberecem yorgunluktan...





















0 yorum:
Yorum Gönder