Biraz durdum, sakinleştim önce. Sonra kendime bir kahve yaptım. Gözümden yaş dökülmesi durmuştu artık, artık yazmaya başlayabilirim. Aşağıda okuyacaksınız ne olduğunu. Ama önce bir anektoda yer verelim:
Çok ünlü bir ressam sergi açmış. En beğenilen resimlerinden biri yüz binlerce dolara satılabilecekken ressam tablosunu bir çocuğa 5 Dolar karşılığı satmış. Etrafındakiler çok şaşırmış, ne yapıyorsun demişler, bu tablo bir servet değerinde demişler. Ressam cevap vermiş: "Evet, bu tabloya pek çok kişi yüz binlerce dolar verebiliridi, ama hiç kimse sahip olduğu herşeyi vermezdi."
İşte beni çok etkileyen ve son günlerdeki duygu patlamalarıma ne kadar yanıcı madde varsa hepsini döken olay bu gün yaşanmış. Hikayeyi Taki Doğan'dan dinledik HaberTürk ekranında, ben de size anlatayım:
Bir çocuk geliyor HaberTürk Ankara binasının önüne, adı Ayşe. Sora sora Taki Doğan'ı buluyor, ilköğretim öğrencisi. Cebinden bir avuç bozuk para çıkartıyor, soyadını bilmiyoruz. Tüm parayı Taki Doğan'a veriyor, yaşını da bilmiyoruz. Taki Doğan "ben bunun üstünü tamamlar, senin için SMS atarım" diyor, adı Ayşe ve bir çocuk o kadarını biliyoruz. Hayır diyor Ayşe, benim paramı yollayın. Bu ne yüceliktir Allah'ım, bu ne güzel insalıktır.
Bir gün önce, iki cümle arasına sıkışmış bir cümle, tüm kampanyanın en değerli desteğini söylüyordu o ana kadar ki: Bir çocuk bayram harçlıklarını bağışlamış. Adını bilmiyorum, yaşını bilmiyorum. Bu çocuk, el öpüp harçlıkları toplarken o paralarla neler almayı planlıyordu onu da bilmiyorum. Kaç para toplamış, kimin umurunda, o çocuk bayram harçlıklarını bağışlıyordu.
Ve yine bu gün bir güzellik daha... Darülaceze kampanyaya destek veriyordu. Para bağışladı, Darülaceze... Kendisine yapılan bağışlarla ayakta kalmaya çalışan Darülaceze, kendi topladığı bağışların bir kısmını şehit ailelerine bağışlıyordu.
İş adamlarımız, sanatçılarımız, sporcularımız, sivil topum örgütleri... Yani bu ülkenin en zenginleri de yüzbinlerce milyonlarca YTL ile katkı yaptı, yapıyor. Belki Ayşe'nin 3,75 YTL'si, belki bayram harçlığı, belki Darülaceze'nin katkısı bu kadar para etmiyor, ama kim daha değersiz diyebilir ki? Siz hala bir SMS bile atmadınız mı, bizim için şehit düşen, bizim için gazi olan insanlara ve ailelerine verecek bir desteğiniz yok mu?
Kurgulayan, önünü açan, ekrana taşıyan, büyük küçük destek veren herkese ve her kuruma, ama en çok Ayşe'ye, en çok bayram harçlığını veren çocuğa ve en çok Darülaceze'ye, insanımızın gücünü, yüceliğini, birliğini ve inancını herkese ispatladığı için ne kadar teşekkür etsek az...
Benim paramı yollayın demiş Ayşe, benim paramı...
Çok ünlü bir ressam sergi açmış. En beğenilen resimlerinden biri yüz binlerce dolara satılabilecekken ressam tablosunu bir çocuğa 5 Dolar karşılığı satmış. Etrafındakiler çok şaşırmış, ne yapıyorsun demişler, bu tablo bir servet değerinde demişler. Ressam cevap vermiş: "Evet, bu tabloya pek çok kişi yüz binlerce dolar verebiliridi, ama hiç kimse sahip olduğu herşeyi vermezdi."
İşte beni çok etkileyen ve son günlerdeki duygu patlamalarıma ne kadar yanıcı madde varsa hepsini döken olay bu gün yaşanmış. Hikayeyi Taki Doğan'dan dinledik HaberTürk ekranında, ben de size anlatayım:
Bir çocuk geliyor HaberTürk Ankara binasının önüne, adı Ayşe. Sora sora Taki Doğan'ı buluyor, ilköğretim öğrencisi. Cebinden bir avuç bozuk para çıkartıyor, soyadını bilmiyoruz. Tüm parayı Taki Doğan'a veriyor, yaşını da bilmiyoruz. Taki Doğan "ben bunun üstünü tamamlar, senin için SMS atarım" diyor, adı Ayşe ve bir çocuk o kadarını biliyoruz. Hayır diyor Ayşe, benim paramı yollayın. Bu ne yüceliktir Allah'ım, bu ne güzel insalıktır.
Bir gün önce, iki cümle arasına sıkışmış bir cümle, tüm kampanyanın en değerli desteğini söylüyordu o ana kadar ki: Bir çocuk bayram harçlıklarını bağışlamış. Adını bilmiyorum, yaşını bilmiyorum. Bu çocuk, el öpüp harçlıkları toplarken o paralarla neler almayı planlıyordu onu da bilmiyorum. Kaç para toplamış, kimin umurunda, o çocuk bayram harçlıklarını bağışlıyordu.
Ve yine bu gün bir güzellik daha... Darülaceze kampanyaya destek veriyordu. Para bağışladı, Darülaceze... Kendisine yapılan bağışlarla ayakta kalmaya çalışan Darülaceze, kendi topladığı bağışların bir kısmını şehit ailelerine bağışlıyordu.
İş adamlarımız, sanatçılarımız, sporcularımız, sivil topum örgütleri... Yani bu ülkenin en zenginleri de yüzbinlerce milyonlarca YTL ile katkı yaptı, yapıyor. Belki Ayşe'nin 3,75 YTL'si, belki bayram harçlığı, belki Darülaceze'nin katkısı bu kadar para etmiyor, ama kim daha değersiz diyebilir ki? Siz hala bir SMS bile atmadınız mı, bizim için şehit düşen, bizim için gazi olan insanlara ve ailelerine verecek bir desteğiniz yok mu?
Kurgulayan, önünü açan, ekrana taşıyan, büyük küçük destek veren herkese ve her kuruma, ama en çok Ayşe'ye, en çok bayram harçlığını veren çocuğa ve en çok Darülaceze'ye, insanımızın gücünü, yüceliğini, birliğini ve inancını herkese ispatladığı için ne kadar teşekkür etsek az...
Benim paramı yollayın demiş Ayşe, benim paramı...
Yoğunum Allah canımı alsın, geberecem yorgunluktan...





















0 yorum:
Yorum Gönder